Yanlış Yalnızlık

camdan-bakan-kadin

yanlış yalnızlık

Kıştı. Hava erkenden kararıyordu artık. İşten çıkar çıkmaz hiçbir yerde oyalanmıyor, doğruca eve (“Evim” demezdi.) dönüyordu. Kışın burası böyle olurdu: Mesai bitişiyle birlikte hayatın da mesaisi biterdi.

Cebinden zor bela bulduğu anahtarını üşüyen elleriyle (Neden bir eldiven almıyordu kendine sanki!?) deliğe sokmaya çalıştı ve her zamanki gibi ilk denemede doğru olanını bulamadı. (Zaten hayatı boyunca da bulamamıştı doğru olanı: Lisedeyken, babası sürekli yanlış arkadaşları olduğunu söyledi durdu. Bir doğru daha yapsaydı o sınavda, şimdi bambaşka bir hayatı olabilirdi. Annesi, eski eşinin doğru seçim olmadığında ısrar etmişti. Eski patronu kendisini işe almasının yanlış bir karar olduğunu söylerdi ara sıra. Kendisi bile yanlış çağda doğduğundan dem vururdu…)

İçeri girince ilk iş kombiyi yaktı. Gündüzleri kapatıyordu. Zaten geçen ay çok gelmişti fatura, bu ay da çok gelsin istemiyordu. (Aldığı üç kuruş para da faturalara gidiyordu. Bu ülke böyleydi, yaşanmazdı aslında. Ah şu yurt dışı işi bir olmuş olsaydı. Yaşadığı ülke de yanlıştı.)

Duşa girdi. Çıktı. Saçlarını kuruturken: “Uğuldayan ve hep uğuldayan / bir orman kadar üşüyorum şimdi / yanlış rüzgârlar esiyor dallarımda / yanlış ve zehirli çiçekler açıyor / Kanımda kocaman gözleriyle bir çığlık…” diye mırıldandı. Ortaokuldayken Türkçe öğretmeni yılsonundaki bir şiir dinletisinde bu şiiri okutmuştu ona… Ezberinde kalmıştı. Gerçi ezberleyene kadar da neler çekmişti. Bir ay boyunca yanılıp yanılıp “yanlış”a “yalnış”; “yalnız”a da “yanlız”demişti. Aksi gibi şiirde ikisi de geçiyordu. En sonunda öğretmeni “yalın”dan “yal(ı)nız”, “yanılmak”tan “yan(ı)lış” diye açıklamıştı da kafasında kalmıştı.

Saç kurutma makinesi dilini damağını kurutmuştu. Musluktan doldurdu bardağı ve suyu soluksuz içti. Telefon mu çalmıştı? Hayır, yanlış duymuştu.

“Su ve ses kadar beklediğim / ne kaldı geride, bilmiyorum / uzanıp uyumak istiyorum gölgeme / ve sarınmak o kocaman gözlerin / uğuldayan rüzgârlarına / Bir acıyı yaşarım ve zehrinden / çiçekler üretirim kömür karası / uçurum kadar bir yalnızlık / yaratırım kendime, atlarım / Anısı yoktur küçük rüzgârların”  derken geçen sene aldığı kuşun (“Kuşum” demezdi.) ölümü geldi aklına: Mart ayında, havalar yeni yeni ısınırken balkon kapısını açık bırakıp işe gittiği bir günde ölmüştü. O gün evden çıkınca güneş gri bulutların arasında yitip gitmiş, kör eden bir tipi dünyayı örtmeye başlamıştı. Çiçeklere bile bakamıyordu ki: Bakımı kolay diyerek denemek için aldığı kaktüsler bile kurumuştu.

“Yapraklarım yok artık kuşlarım yok / büsbütün viran oldu dağlarım / ezberimdeki türküler de savrulup gitti / ömrümün karşılığı kalmadı sesimde / sesimde yalnız ormanların gümbürtüsü”  Ne çok severdi bu türküyü: “Nazlı yârin hayali karşımda durur.” Eş-dost arasında mutlaka çalınırdı bu türkü… Saza da heves etmişti bir zaman ama o da çabuk geçmişti. Ah işte zaten onda her şey böyle yaz yağmuru gibi çabucak geçip giderdi. “Maymun iştahlısın” derdi arkadaşları sıklıkla… “Maymunsun ve iştahlısın!”

Kalktı, buğusunu eliyle sildiği pencerenin önünde durdu. Dışarıdaki karanlığa baktı: “Yanlış, daha baştan yanlış / bir şiirdi bu, biliyorum / ve belki ömrümüzün yakın geçmişi / bu kadar doğruydu ancak, kim bilir / Kalbim unut bu şiiri”

Günün karmaşasında yitip giderken unutuyordu bütün bunları ama gece karanlık ve soğuktu. Yalnızdı. (Kendisiyle baş başa kalmaktan korkardı… Ama işin tuhaf yanı en çok korktuğu şeyler en sevdikleriydi aynı zamanda: Babası, öğretmeni, yalnızlığı ve tanrısı…)

Pencereyi karanlığa açıp ağzından çıkan buharı seyretti. Karşı binada bir kadın, kocası ve çocuklarıyla televizyonda izledikleri bir şeylere katıla katıla gülüyorlardı. Buharını izlediği derin bir nefes daha verdi.

Ertesi sabah gazetelerin üçüncü sayfasında Yanlız yaşayan kadın yalnışlıkla mı düştü?” başlıklı küçük bir haber vardı. 

metah çakko

Bu yazı Hikayeler içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s